30 Eylül 2008 Salı

SEVME ÖNCESİ

Ne anlatacak kadar çok kederim.
Ne susacak kadar dilsiz yüreğim.
Ardında kalan yolların birinde,
Ardından gelmeyenim.
Sıkıştırılmış hüzünler demeti elimde,
El sallıyorum gidenlere ,
Kalanlar şaşırıyor.
Ne zaman sevmek oldu
Bu ayrılığın öncesi ?
Ayrılmak için gerekmiyor kavuşmak,
Direk ayrılıkla başladık zaten diyorum.
Ayrı bir ayrılık mevsimiydi.
Bize özel bize hastı güneşi..
Unuttum diyorum iki kapı arası, vitrin arkası sessizliği..
Onu unutmak ne ki ?
Markete sipariş verildi bile iki kutu mendil gerekli,
Yarısı gözyaşıma yarısı yeni aşkıma...
Ne zaman oldu bu ayrılık?
Sevme öncesi..
Minik kıvılcımların yetmediği ,
Gülümsemelerin kar etmediği gönüle,
Gönülsüz isteklere hoşçakal dedim işte..
Küçük kelimelerle konuşuyorum,
Büyümüş aşkımın yanında,
Usul usul yürüyorum yarına,
Unut dedim anılara ..
Yalnızlık içimden benden bir parça ,
Sığınaklar istemiyorum bu defa,
Ne zaman oldu bu ayrılık ?
Sevme öncesi ..
Ayrı bir ayrılık mevsimiydi.
Bize özel bize hastı güneşi ..








29 Eylül 2008 Pazartesi

GİT...

Git...
Uzağımda adımlarına tohumlar ekme çabasından kurtar beni
Akşamdan kalma uykusuzluğunla gözlerine bakmaktan yoruldum
Bitsin çarşı pazar seni arama isteğim
Melodilerinde saklı kaldığın şarkılarını dinlemekten vazgeçeyim
İsimsiz notlarına anlamlar katarken sen ismimi özgür bırakayım
Çocukların sabah gürültüsüne yankı olayım
Toprak koksun her yağmurdan sonra buralarda kokundan başka
Kalmanı aklımdan çıkarayım
Vazgeçme oyununda uykuya dalayım
Yoruldum incinmekten bıktım bu yersiz gidişlerden
Terkedilmiş olayım
Terk olayım
Git...

28 Eylül 2008 Pazar

DİYORSUN Kİ

Senden sonra yıkıldı gönlümün düzeni.
Seni sevme telaşında kaybetti kendini.
Uyumuyorum geceleri ,yaşamıyorum günleri.
Adını adımdan çekme, alma benden seni.
Bu yer yıkıntı gittiğinden beri.
Bardağın duruyor ,öyle bıraktığın gibi , üzerinde ismin işli.
Askıda kalmış elbisen ,kimsesiz çocuklar misali.
Kapattım balkonun kapısını üşüme diye,
Söyledim çocuğa ,getirecek gazatelerini.
Çiçeklerin özlemiş seni.
Sevmiyorlar sensizken beni .
Gülüşünün yankısı saklı duvarlarda ,
Elinin izi kalmış kapıda.
Kedilere süt veren yok senden sonra.
Konuşamıyorum gözlerimdeki sağnaktan,
Yokluğunla başa çıkamıyorum.
Hala notlar yazıyorum, iş dönüşü okuman için.
Ve vazgeçtim diyorsun hayattan ,
Hayattan vazgeçmek niçin?

SENDEN SONRA

Bahar senden sonra bende mevsim
Dallarımı basan çiçeklerin kokusunda saklı tenin...

27 Eylül 2008 Cumartesi

BİZ

Seninle ben
Hayatın ucunda
Seninle ben
Bir bakışta
Seninle ben
Derin soluk alışta
Seninle ben
Çaresiz susuşta
Seninle ben
Zamansız boşlukta
Seninle ben
Gün doğarken
Seninle ben
Birleşirken
Seninle ben
Ayrılırken
Seninle ben
Konuşurken
Seninle ben
Korkuyorken
Seninle ben
Sarılırken
Seninle ben
Geçmişten kaçarken
Seninle ben
Geleceğe bakarken
Seninle ben
Başlarken
Seninle ben
Biterken
Seninle ben
Bizden habersiz
Seninle ben
Yaz akşamlarına hasret
Seninle ben
Kış
Seninle ben
Yarım kalmış
Seninle ben
Yalnız
Seninle ben
İmkansız











MERDİVENDE

Bir dal sigarayla paylaştım duygularımı
Yokluğunda imdadıma yetişen
Geri dönmeni bekledim o merdivende
Utandım arkadaşlardan ağlarken
Sen merdivenlerden indin gülerken
Sesin uzaklaştıkça benden damlalar haykırdı ardından
Duymadın
Elimi bıraktı ya ellerin
Kapadın ya gözlerini
Arkanı dönüp gittin ya
Yıktın ya yüreğimi bu kaçıncı defa
Yine fax çektim ardından yine içtim sigaramı
Yine güzeldi kuşlar,ağaçlar,yalancı da olsa insanlar
Yine güzeldi Elif güleyim diye çabalarken
Dudağından döküldü mısralar
Ey gönlüm diye başladı sonu gelmedi
Herkes sonunu kendi getirdi
Sen gittin ardında ben kara bir yığın
Öfkeli biliyorum öfkeli ama
Ayseda suskun
(Nisan 2000)

SAHTE

Kimse gerçek değil...
Sahte üstüne düşler kurduğun hayat,
Sahipsiz aşklar birikintisi,
Aldanış oyunu sahnedeki...
Gülme eyleminde dudaklarının sahte kıvrımları,
Adı sanı yok birlikteliklerin...
Gönlüne dert düşen, derde salıyor dertsiz sandığını,
Yarım ağız söylenen cümlelerin ortağı diller...
Demode yerinde istekler,
Yersiz şikayetlerin birleştirdiği bakışlarda,
Başkalaşmalar moda...
Elini uzattığın el onun değil,
Senin değil uzatma isteğin...
Yalnızlığın kimsesi çok artık,
Adam akıllı yalnızlıklar kapalı kuytularda...
Adını sahte adların yanına koyma isteğin yersiz değil.
Bunca aldanışın bunca oyunun içinde,
Yalan olduğunu düşünmen yalan değil...
Kimse gerçek değil...

HADİ GİT

Hadi git.Zaten hiç gelmedin ki,
Bakışın vardı , düşmandın, dostum olmadın ki hiç.
Uzaktın, yakınlaşmadık, sevgisiz.
Hadi git.Buralar bana hep sensizdi, sana bensiz.
Bundan sonra ne farkeder, yapabilir bizsiz.
Hadi git.Yüreğim alışmasın varlığına,
Gülme ,konuşma daha fazla.
Etkilenmemek olanaksız, etkilenmek hata.
Hadi git düşmanım uzaklara.
Ardında kalanlara birkaç anı bırak,
Ve bana dostluğun yeter ,düşman olmadığımızı hatırlat.
Hadi git.Gün ışığı terkederken buraları,
Bırak, sensiz tadına varsın yalnızlığım gecenin.
Çok geç birleştik ama boşver kader diyelim.
Hadi git.Ama unutma beni.
Kırgınlıkları,barışları,gülüşleri.
Paylaştık bazı şeyleri adı neydi?
Hadi git.Zaten hiç gelmedin ki.

26 Eylül 2008 Cuma

NİHAYET SEN

Zamanın yüreğine yıktığı aldanışları atlatmak için,
Yalanlara sarılışların boşuna olduğunu anladığında,
İnadına birileri çoğullaşırken sen tekil kaldığında ,
İçtiğin çayın şekerini bir türlü ayarlayamadığında ,
Gülmek canını acıtmaya başladığında,
Güneş ısıtmadığında, yağmur ıslatmadığında ,
Geceler uzayıp günler kısaldığında ,
Gerçekler bitip hayaller başladığında ,
Sebepsiz yaşların zamansız baskılarında,
Yalnızlığın senden daha arsız olduğunu anladığında,
Kalbinle aklın ayrı yolları aynı kişi için seçtiğinde,
Kendin olmaktan çıkıp ben olmaya başladığında,
Her tabelada ismimi okuduğunda ,
Her yol bana çıktığında,
En sonunda karar verip yoluma adım attığında,
Hiç korkma ben gibi gel.
Gel ki anla daha yolun başında olduğunu,
Gel ki anla benim yokluğumu...