Kapısı penceresi kırılmış
Çatısı uçmuş rüzgarda evimin
Dört duvar arası yalnızlıktayım
Ne zaman kalabalığa karışsam siliniyor izlerin
Kimsenin gönlüne düşemiyorum bir türlü
Yapamıyorum sen gibi sevmeyi
Öğrenmeye çalıştım bak olmuyor
Bir göz süzüşüyle yıkılıyor geride kalanlar
Dilimde aynı dua yine yakarışlar sana çıkıyor
Bahar diyorum bin inatla gözlerine
İlla ki ışığından beslenmeliyim
Bu inat dar kafesinde eziyor yüreğimi
Yüreğine sevda olma niyetinde
Ne zaman biri sevse beni biraz unutuyorum seni
Her güne adınla başlıyorum
Besmele gibi
Tanrıya seninle sığınıyorum ben
Günah bir sevmekse bu aşkın her zerresi
Ateşinde yanmak için ilk sırada beklediğimi bilerek
Ne zaman gece oluyor sen geliyorsun yastığıma
Ve her sabah güneş biraz unutturuyor seni
Telli duvaklı gelinin oluyorum bir yaz akşamı
Bir kır düğünü mutlaka bizimkisi
Biraz harabe görünümünde
Fazlaca çiçek böcek eşliğinde
Ne zaman tutuyorsun elimden
İşte o zaman unutuyorum ben seni
Kavgalar ediyorum senden habersiz
Saçlarımdan kavrıyor arsızın biri
Defol git diyorum sana duyurmadan
Ne zaman bir kavgaya karışsam ziyan oluyoruz biz
Her ziyanda biraz unutuyorum seni
Yeni arkadaşlar edindim şu son bir kaç ayda
Bol bol güldüm inkar edemem
Hatta sevdim bazılarını kimini çokça galiba
Her masada biraz sigara dumanı
Dudağımdan bir iz bırakıyorum küllükte
Biraz da senden harcıyorum
Unutuyorum seni her iç çekişte
Biliyorsun karar verdi küçük kız
Evlenip gidecekmiş uzak yerlere
Gözlerime bakıp ben de diyorsun
Gideceğim buralardan haberin olsun
Gitme diyorum biraz muzipçe
Yalnızlığından ayırma beni
Ne zaman gözlerim doluyor yokluğunla
İşte o zaman biraz unutuyorum seni
Denize nazır düşlerimizden birinde
Baloncuklarım geliyor aklıma
Bir türlü karışıp gidemedi güneşe
Kahkahamla tebessüm edişini göremedim
Yaramazlık yapan çocuklar gibi
Yorgun düşüp, koşup gelemedim dizlerine
Ne zaman kanasa yüreğim biraz unutuyorum seni
Ya ben duymuyorum çok uzun zamandır
Ya sen konuşmayı unuttun
İkisi de olabilir mümkündür sevgili
Sadece geriye kalan kör olma ihtimali biraz ürkütüyor beni
30 Mayıs 2009 Cumartesi
27 Mayıs 2009 Çarşamba
SÖZ SEVGİLİM GELECEĞİM
İçimiz parçalansın sevgilim.
Elimde garipliğin.
Tut elimden.
Geleceğim muhakkak.
Gece basmadan.
Gönlüne yarasalar yuva kurmadan.
Birlikte çiçekler dikeceğiz bahçemize.
Uçurtmalar yapacağız çocuklarımıza.
Hele dinsin şu fırtına.
Hele değişsin mevsim.
Bekle ne olur.
Bekle sevgilim geleceğim.
Temelinden yıkıp ayrılığın inadını
Resti çekeceğim yazgımıza.
Yok!
Yalnız kalmayacaksın.
Bırakıyorum kokumu
Gülüşümü sakladım geçtiğin yollara.
Ne zaman istersen senin ellerim.
Geleceğim sevgilim.
Söz. Sen dara düşmeden.
Dudakların ne zaman ah edecek olsa
Geleceğim aşkımızın mührüyle.
Susturacağım feryadını.
Söz sevgilim geleceğim.
Kavgamız bitsin hele
Düşman çekilsin kıyılarımızdan.
Dinsin yürek sancımız.
Sus. Ağlama ne olur.
Söz sevgilim.
Elimde garipliğin.
Tut elimden.
Geleceğim muhakkak.
Gece basmadan.
Gönlüne yarasalar yuva kurmadan.
Birlikte çiçekler dikeceğiz bahçemize.
Uçurtmalar yapacağız çocuklarımıza.
Hele dinsin şu fırtına.
Hele değişsin mevsim.
Bekle ne olur.
Bekle sevgilim geleceğim.
Temelinden yıkıp ayrılığın inadını
Resti çekeceğim yazgımıza.
Yok!
Yalnız kalmayacaksın.
Bırakıyorum kokumu
Gülüşümü sakladım geçtiğin yollara.
Ne zaman istersen senin ellerim.
Geleceğim sevgilim.
Söz. Sen dara düşmeden.
Dudakların ne zaman ah edecek olsa
Geleceğim aşkımızın mührüyle.
Susturacağım feryadını.
Söz sevgilim geleceğim.
Kavgamız bitsin hele
Düşman çekilsin kıyılarımızdan.
Dinsin yürek sancımız.
Sus. Ağlama ne olur.
Söz sevgilim.
Söz geleceğim.
24 Mayıs 2009 Pazar
YEDİ CÜCELER MERAK ETMEYİN BENİ
Işığında aralandı gözlerimin ağır kapısı.
Tutkunu olduğu sefaletlerden nefret etti birden.
Işığın gecenin içinde yankılanan
Tutkunu olduğu sefaletlerden nefret etti birden.
Işığın gecenin içinde yankılanan
O ürküten sessizliğin çılgın hakimiyetinde
Derin bir nefes daha aldırdı.
Aynı yolu, kaldırımı ve aynı evlerin kirli camlarını
Nefesinin kuvvetinde seyre dalarken
Aradaki yedi farkı hemen gördüğüm için ben şaşkın
Sen olan bitenden habersiz memnun.
Geride bırakılan bir hikaye...
Yeni başlayan bir öykü...
İki kalp arasına sıkıştırılmış bir not.
Basit bir oyunun son sahnesinde
Son oyununu oynayan rol arkadaşıma eğilip selam verdim.
Işığın.
Derin bir nefes daha aldırdı.
Aynı yolu, kaldırımı ve aynı evlerin kirli camlarını
Nefesinin kuvvetinde seyre dalarken
Aradaki yedi farkı hemen gördüğüm için ben şaşkın
Sen olan bitenden habersiz memnun.
Geride bırakılan bir hikaye...
Yeni başlayan bir öykü...
İki kalp arasına sıkıştırılmış bir not.
Basit bir oyunun son sahnesinde
Son oyununu oynayan rol arkadaşıma eğilip selam verdim.
Işığın.
Sahne.
İşte ışığım!
Çayımı yudumlarken keyifle.
Hiç susmasın bu ses
Bu büyü.
Büyü içimde.
İşte ışığım!
Çayımı yudumlarken keyifle.
Hiç susmasın bu ses
Bu büyü.
Büyü içimde.
15 Mayıs 2009 Cuma
ÖZLEYECEĞİM SENİ
Hiç sırası değildi.
Susuyordum, kelimelerine sığınıp
İyice saçmalıyor ayrılık.
Ne git diyebiliyorum ne de kal.
Sana bırakıyorum düşleri
Nasıl istersen öyle olsun artık.
Susuyordum, kelimelerine sığınıp
İyice saçmalıyor ayrılık.
Ne git diyebiliyorum ne de kal.
Sana bırakıyorum düşleri
Nasıl istersen öyle olsun artık.
10 Mayıs 2009 Pazar
BİRAZ DA SEN
Biraz da senden bahsetmek istiyorum ben
Gün gibi karşılayan yollarımı
Ellerinden bahsetmek istiyorum.
Gülüşünün aksi geliyor çalıyor kapımı.
Yarıda kaldığını düşündüğün zamanların
Yarınına köprüler kurmandan mesela
Bahsi geçtiğinde adının yeni yeni dostlarla
İçimde saklanan kurtcuğun büyümesinden
Senden bahsetmeli biraz da
Sesinle yıkılan boş şehirlerin
İçinden çıkıp koşarak sana gelme isteğimden
Her adımda biraz daha sana varan
Bende kalan düşlerinden uyandırmadan
Yeni rüyalara açılan kapılardan mesela
Biraz senden biraz benden
Ama en çok senden bahsedelim olur mu?
Gün gibi karşılayan yollarımı
Ellerinden bahsetmek istiyorum.
Gülüşünün aksi geliyor çalıyor kapımı.
Yarıda kaldığını düşündüğün zamanların
Yarınına köprüler kurmandan mesela
Bahsi geçtiğinde adının yeni yeni dostlarla
İçimde saklanan kurtcuğun büyümesinden
Senden bahsetmeli biraz da
Sesinle yıkılan boş şehirlerin
İçinden çıkıp koşarak sana gelme isteğimden
Her adımda biraz daha sana varan
Bende kalan düşlerinden uyandırmadan
Yeni rüyalara açılan kapılardan mesela
Biraz senden biraz benden
Ama en çok senden bahsedelim olur mu?
8 Mayıs 2009 Cuma
BİR VAPUR İSKELESİ ÖNÜ HİKAYESİ
Kimsenin elinde değildi.
Oyuncaklar saklanmıştı kutusuna.
Öyle ağlamakla işi olmazdı.
Ya gülerdi deli, zehir bakışında kıvrımlarla
Ya susardı feryat figan.
Bir akşamüstü, yaza merhaba telaşında
Sakin, sorgusuz adımlar attık.
Ve kıyametin taşını oynattık yerinden.
Usulca.
Bir vapur iskelesi; ufak, gösterişsiz.
Ama açılıyor onun da kapısı nihayet aynı denize.
İçinde sorular dolu iki kayık
Niyetçinin önünde.
Pamuk şekeri ellerimde
Pamuk.
Pembe.
Kiraz düşmüş dudaklarıma
O öyle söyledi.
İnandım bende.
Oyuncaklar saklanmıştı kutusuna.
Öyle ağlamakla işi olmazdı.
Ya gülerdi deli, zehir bakışında kıvrımlarla
Ya susardı feryat figan.
Bir akşamüstü, yaza merhaba telaşında
Sakin, sorgusuz adımlar attık.
Ve kıyametin taşını oynattık yerinden.
Usulca.
Bir vapur iskelesi; ufak, gösterişsiz.
Ama açılıyor onun da kapısı nihayet aynı denize.
İçinde sorular dolu iki kayık
Niyetçinin önünde.
Pamuk şekeri ellerimde
Pamuk.
Pembe.
Kiraz düşmüş dudaklarıma
O öyle söyledi.
İnandım bende.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)