9 Şubat 2012 Perşembe

ÖLÜ AŞIKLAR

Terk ettim seni!

Benden beter senden büyük yaralar ördüm örümcekler gibi
Hep başka bir kadının gölgesinde kapattığım perdelerin gerisinden seyrettim dünyayı
Sokağın gürültüsüne sığındım her gün
Sessizliği ele verdi her akşam beni
Yüreğimde kargaşalar bitmek bilmedi
Kollarım sardı yakan bedenlerin günahlarını
Göz kapaklarım sıyırıp geçti yalanlarını
Yüzünü dönünce günaha
Şeytan kapını her araladığında haber verdi senden
Tuttum elinden, uyuttum koynumda.

Yeniden hep yeniden başlamak üzere hikayeler dinledim
Küskünlüğüme çare olmaya çalışan kimsesiz kelimeler
Başımı öne eğdiğimde yerden yere vuruldu alın yazım
Ve nasıl olduysa kutsal sayıldı çektiğim ıstırabın yüzüme yansıması.

Ertesini unuttum
Yok oldu yarına dair düşlerim
Olduğu yerde bırakıp gitmek en kolayıydı
Ben sahibi tarafından terkedilmiş yazlık bir bavul
Kışın ortasında çöplüğe bırakılmıştım
Renklerim solmamış üzerimden etiketim bile çıkarılmamışken daha
Hep o daha yenisini daha güzelini arayan adamı sevdikten sonra.

Hayat bir film şeridi diye başlayan
İçinde ayrılıklar, kavuşmalar barındıran cümleler
Boşaldığını hiç görmediğim kadehlerle devrilip durdu benimle birlikte
Yanımdan geçen her yabancı biraz senden biraz benden izler taşıyordu
Fırtınalı bakışlarında masumiyet gizli adamlar, masumiyetinde fırtınalar saklayan kadınlar
Ve aşıklar ölüyordu gözlerimin önünde.

Çaresiz sancıların, yalan dolan oyunların, hep o kadınların, o adamların yüzünde
Kaybolup giden pusulası bozuk bir geminin tepesinde, martıların sesinde saklı çığlıklarda
Kalbi durmuş bir gelinden bahsediyorlar şimdi

Terk ettim beni!