Sancılar içinde bırakıp çocuklarını
Puslu bir geceye gönül veriyorlar
Kimin umurunda!
Bu susmak bilmeyen ağlamaklı sevda şarkıları
Ojesiz tırnaklarım için fazla
Kolalı gömlekler giyen adamlar için fazla
Ardından gidilmeyen aşklar için fazla
Sustuğum yerde her yalan gerçek her gerçek yalan
Nasıl oluyorsa!
Sonra anlat diyorlar fütursuzca
Git yapış yakasına, bağıra bağıra anlat
İyice edepsiz bellediler belli ki beni bu dostlar
Nerede görülmüş gururumu onca ezip geçtiğim
Palavra biliyorum
Hepsi palavra!
Kolu bacağı kırılmış zarflarda yuvasız mektuplar bırakacağım ona
Fazlası lüzumsuz bu saatten sonra
Hem Tomris değilim ki ben
Üstelik ne haddime!
Sebze soyarken yazmaya yeltenmedim hiç
Antikacılar çarşısında, param yetmediği için
Sebze soyarken yazmaya yeltenmedim hiç
Antikacılar çarşısında, param yetmediği için
Alamadığım o gramofonda kaldığında aklım
Evet bir iki satırlık küfür salladığım olmuştur hepsi bu
Antikacılar, tanrılar, dostlar ve dahi sızılarım
Ruhumun dökülen bütün sıvalarını topladım bir istiridye kabuğuna
Uyumam gerek.
Evet bir iki satırlık küfür salladığım olmuştur hepsi bu
Antikacılar, tanrılar, dostlar ve dahi sızılarım
Ruhumun dökülen bütün sıvalarını topladım bir istiridye kabuğuna
Uyumam gerek.