1 Kasım 2017 Çarşamba

MAVİ ÇİÇEK "DÜŞ"

Düş
Senin ellerinde
Ve kirpiklerinde
Ve sesinde
Yolculuk telaşı
Gözlerimde
Sancıyor
Düş
Tut ellerimden
Ve kirpiklerime eğil
Ve sesime karışsın sesin
Sana vardığında yol
Gözlerinde
Gülüyor
Düş
Bir tenha sokak adam
Köşeleri ıssız bir kadın
Keskin
Biçimsiz bir hasret
Uğultular asılı camlardan
Sızıyor
Düş
Kış bahçelerinde
Solgun dudaklar
Donmuş bakışlar
Buz kesiği sızılar
Kırık dökük saksılardan bakıyor
Düş
Bir yaban arısı
Bir gök
Bir deniz
Bir toprak
Bir su
Bir mavi çiçek.



25 Ekim 2017 Çarşamba

BEN SENİ UNUTURUM

Ben seni unuturum.
Duramazsın.

Tenhalaşır meydanların, çiçek açmaz olur ellerinde
Postane köşelerinde kaybolur mektupların
Düşer aklından yüreğine bir minicik gülücük
Ağlayamazsın.

Vurur ömrünü olmadık  yerlerde
O çok sevdiğini sandığın oyalanmaların
Ne şarkılar anlar halinden
Ne uğruna dökülen satırlar
Kıyılarında çığlık atar fısıltılar
 Susturamazsın.

Teker teker dökülür yaprakların
Kuru dallarını ayazlar sarar
İçin yanar
Yanar durur kalbin
Durduramazsın.

Uyanırım bin yıllık hasretinden
Çıkarırım üzerimden teninin izini
Sana dair ne varsa öldürüp içimde
Yaşayamazsın.




19 Eylül 2017 Salı

KIYI

İçinden geçen bütün ırmaklar benim
Ve dökülmeyeceğim suskunluğuna.

Şehirler eskiyor
Bildik tenha sokaklar,bildik tenha insanlar
İçinden çıkılmaz bir iç yankısı
İçimden çıkamıyorum
En sevdiğim çınar ağacı bile düşman
Köşesinden dönüp gidemiyorum

Nasılsa ağlamaya meyilli göğün altında
Kıkır kıkır dökülüyorum kadehlerle
Paramparça olduğumuz doğrudur
Ama kimse bilemiyor
Kadeh mi ben mi kırılıyorum ilk önce

Zabıtalar hep görevde,nereye gitsem
Ne yana dönsem varlar
İyi ki ellerine düşecek kadar yasak değil seni sevişim
Yoksa neler olurdu bilmek bile istemiyorum
Neyse ki bir iki satır karalamak için gelip geçiyorlar

Hangi kente gitsem yollar bozuk bir de
Hüznüm yolları takip ediyor
Of bu iç yakan hasretin
Bir deli oyun bozan
Bir asi nar
Bir umut rüzgarı
Gözlerin yedi kıta çevreliyor beni
Pekala gülümsüyorum zaman zaman

Hayretler içindeyim
Hayretler dışındayım kaç zaman
Ne yıl hesabı ne gün hesabı yapacak değilim
Sayınca dayanamam
Belki de dayanırım da ne gereği var
Yokluğunun çetelesini tutmanın
Bin iki yüz elli gün desem ne değişecek
Mümkünü var mı zamanı durdurmanın
Gülüşünü ekmişler yollara hepsini kokladım

Allanıp pullanmış masalara
Sarımsaksız mantı sipariş ediyorlar
Buzsuz rakı içiyorlar
Tereyağsız yumurta yiyorlar
Sensiz beni süzüyorlar
Sensiz beni üzüyorlar
Hasretin delip geçiyor yüreğimi

Ne kalmış ki geriye
Ne masada kahkahalar ne bir bahar kırıntısı
Kokun ziyan ellerde

İçinden geçen bütün ırmaklar benim
Ve dökülmeyeceğim suskunluğuna.






14 Eylül 2017 Perşembe

VE SONRA

O gitti.
Her neyse oydu bitti.
İçinden geçtim.
İçimde soldu,yitti.

8 Eylül 2017 Cuma

KAL

Karası,
Kahreder ellerinin değdiği her yeri.
Bu gitmek öldürür seni.



18 Ağustos 2017 Cuma

YABANCI

Bazı şeyler hiç değişmiyor oysa
Ne çok şey anlatacaktı kim bilir, soluklanmak için durduğu yolda.
Tepesinde güneş
Ah bu öğle vakitleri,
Ah bu azgın,ah bu kalabalık  yalnızlık.
Ah bu paha biçilemez umutları olmasa
Olduğu yerden siktiri çekecek dünyaya
Söylemeye gerek var mı sahiden,
Belli değil mi niçin yolda ?
Sanki  dünyanın yükünü sarmış sırtına hasbam
Ha babam çekiştiriyor.
Ara sıra aklına gelirse sevdiğinin ne ala
Elinde parçalanmış fotoğraflar
Özenle saklanmış bir beyaz toka
Neyse diyor koyuyor çantasına.
Ha sevdiğim dediği bırakıp gitmiş bunu
Yedi kat yabancı eller gibi
Bilmeyen mi kaldı Allah aşkına
Bazı şeyler hiç değişmiyor oysa
Baksan pür neşe salkım saçak çiçek açmış
Baksan dilinde rengarenk şarkılar
Oysa takılıp kaldığından beri o vefasıza
Kanı yaşına karışır durur
Adım başı yolunu gözleyen varmış gibi bir de bakmaz mı arkasına
Yanlış yazılmış olamaz ya kaderi tövbe haşa
Bazı şeyler hiç değişmiyor oysa
Mesela ayak numarası hala otuz yedi
Ama saçları uzuyor,kısalıyor
En sevdiği renkler listesinde yeşilin hatırı hala büyük
Ve limonlu dondurma dendiğinde duruyor akan sular
Otur iki çift laf edelim desen
Hemen kaçıyor
Ne zaman konuşacak olsa bir felaket haberiyle yutkunup kelimeleri
İyiyim demiş,güçlüyüm demiş
Aman be sen de istemezse istemesin
Giderse gitsin demiş
Demiş demesine de
Ellerin yalancısıyım ben de  her gece kedere sarılıp uyurmuş
Her gece bin korku
Yedi başlı dev sokulup koynuna öldürmesin diye onu
Dualar eder,güzel düşler kurar hadi inşallah dermiş
Güzel olacak yarınlara
Bazı şeyler hiç değişmiyor oysa




27 Temmuz 2017 Perşembe

HÜZÜN ŞİMDİ ELLERİN

Ne gece kalır geriye ne gam.
O apansız sevda izleri
O tatlı telaşlar
O yalvar yakar sokuluşlar da biter.

Bir ellerin kalır geriye
Ellere teslim.
Hüzün şimdi ellerin.

20 Temmuz 2017 Perşembe

KÜSKÜN

Bırakalım gitsin.
Büyümesin fısıltılar.
Nasılsa iyidir.
Unutmuştur.
Mutludur.

Üzerimde çıplak mevsimler yarışır
Bir adım bir adım daha derken
Gönül küskün
Kader arsız
Umut yorgun

Bizden uzak gülüşlere teslim olmuş
Gönül vermiş,sevmiş...
Yerden yere vurmuş, aklından çıkarmış
Onsuz da olur diye uykulara yatmış

Öncesi ,onunlası,ya unutmadıysa sanrısı
İçimizi esir alan kasırgası
Sonrası ve sonrası batsın.

Ne güvertesinde martılar dolaşsın
Ne camına dalgalar çarpsın
Gitsin kokumuzdan dilediğince uzağa
Ahı vahı bize kalsın.

Bırakalım gitsin.

22 Haziran 2017 Perşembe

KELEBEK

Çilek kokusuyla yaza düşünce ben
Sen  portakal bahçelerinde güze  kaldın.
Ah be adam buram buram gülüşün sarmış etrafı haberin yok.
Tam da burnumun direğinde sızılanıp durur.
Hak ver , milyon kere terkettin de yine bende durur sol yanında açan bütün çiçekler.
Ben umudumu kiraz dallarında seyre daldım.
En alından en sarısına.
Şeftali bahçelerinde koynuma aldım, büyüttüm.
Uslanmaz hasretin sefalar getirdi.
Hoş buldu varlığımın yanına ilişmeyi
Bir yaban arısı seni fısıldayıp dururken kulağıma
Yaseminler uyandı ,hanımelleri süzüldü camlara
Döküldü toprağa sağnak sağnak bereketler
Hiç korkmadan döküldüm ben de
Uyudum,uyandım yaza karıştım.
Rengarenk kanatlarımı açtım.
Bir seni aradım,bir seni sayıkladım,bir sana varamadım.

3 Haziran 2017 Cumartesi

GÖĞE SEVDALI DENİZ

Yarınımdın sen.
Sen benim gülmek için nedenlerimdin.
Yandığımdın,taptığımdın.
Yerim yurdum,aşımdın sen.
Ömrümdün sen benim.
Kalbimin sesiydin sen.
Sabahlarımdın.
Sükunetimdin.
Ellerimdin.
Avuç içlerimdin sen benim.
Dilimin ucunda sevdaydın
Aşktın,candın.
Canımdın sen benim.
Döküldüğüm ırmaklardın.
Öbek öbek açtığım baharlardın.
Dallarımı basan kuş cıvıltılarımdın.
Günümü aydınlatan ışık hüzmeleri.
Sağımdın,solumdun.
Önüm ,arkam ,yolumdun sen.
Sevinçlerimdin.
Sevdiğimdin, göğümdün sen.
Umudumdun sen benim.
Sonsuz hayallerimdin.
Tutkumdun.
Kalbimi titretendin.
Başımı döndüren,içime işleyendin.
Şiirim,şarkım,damarımda kanımdın sen.
Beyazımdın,mavimdin,yeşilimdin.
Renklerimdin sen.
Duamdın,şükürümdün,niyazımdın.
Aminimdin.
Tanrıya emanet ettiğimdin sen.
Kaşımdın,gözümdün,sözümdün.
Hiç bitmeyen gücümdün.
Onurumdun sen.





30 Mayıs 2017 Salı

İKİ DUVAR ARASI

Ucuz bir tehdit altındayım.
Ah saçma bir cebir.
Sana kalsa yerle bir
Bana göre sabrın son demi
Ensemde nefesin hiç sorun değil.

O kadar sarmaş dolaş
O kadar hasret çekmiş
O kadar ömür yakmışsam
Canıma okumuşsam
Uzak dur!
Yüreğimde saklıysa dokunmak kolay değil.

Ah bu isyan
Ah bu açmaz kilitler
Sen önce kendine sor
Kim gider kimden gider?
Sustuğum her kelime dökülür orta yere
Mümkünsüz sanma yarınım uzak değil.

İki duvar arası saçlarımda yıldızlar
İki duvar arası gözlerimden dökülür.
Yüzümü dönsem güneş haline ağlar
Yollar kısalır yollar uzar
Dermanım umrumda değil.








2 Mayıs 2017 Salı

GÜNEŞE VEDA

Pazar.
Öğleden sonra.
Kapılar açılıyor.
Kapılar kapanıyor.
Apansız,sağır edici  bir gürültü.
Esir alıyor bedenimi.
O hayranı olduğum senden soğuk bir git.
Unutmam asla!

Pazar.
Öğleden sonra.
Kederler saçılıyor ortalığa.
Susturmaya çalışıyorlar beni.
Adın yasaklanıyor.
Adına yazık.
Adından adımı o pazar  ayırdık.
Unutmam asla!

Pazar.
Öğleden sonra.
Küfürler basıp geçiyor üzerimden.
Cehennem ateşleri yanıyor yüreğimde.
Dilim dönmüyor.
Gözlerim görmüyor.
Unutmam asla!

Pazar.
Öğleden sonra.
Sahte bir bahar söz dinlemiyor.
Tutturmuş bir esmek yaza varacak güya
Ne görse gerçek sanıyor.
Beni karakışta kimsesiz bırakıyor.
Unutmam asla!

Pazar.
Öğleden sonra.
İmkanı yok diyor biri
Unut gitsin bir diğeri
Geri gelecek demeye varmıyor kimsenin dili.
Son nefesini veriyor  ortalıkta bir yaban kelebek.
Ne acı bir ölmek.
Unutmam asla!

Pazar.
Öğleden sonra.
Seviyor elleri.
Beni hiç sevmediği kadar.
Beni hiç sevmediği gibi.
Ömrüne ortak ediyor ,ömrümden çalıyor.
Bağır çağır faydası yok.
Gidiyor.İşte bitti gidiyor.
Unutmam asla!

Pazar.
Öğleden sonra.
Yıkılıyor evim.
Gidiyor geleceğim.
Devriliyor devrilmez dediğim yüreğim.
Unutmam asla!






2 Nisan 2017 Pazar

KARANLIKLA DANS

Pazar.
Öğleden sonra.
Uyanıyorum.
Dilimde bin şükür,bin dua yüzünü seyre dalıyorum.
Bin renkli bir türkü tutturuyorum.
Dağınık saçlarımı tepemde topluyorum.
Seni sevdiğimi fısıldıyorum.
Unuttun mu yoksa?

Pazar.
Öğleden sonra.
Uyanıyorsun.
Ellerinden ayırmadan ellerimi,resmediyorum yüreğime seni.
Masada mis kokular,ne mutlu bir pazar.
Unuttun mu yoksa?

Pazar.
Öğleden sonra.
Simitsiz kahvaltı mı olurmuş Allah aşkına?
Yumurtayı nasıl seversin bilirim.
Beni nasıl sevdiğini bildiğim gibi.
Unuttun mu yoksa?

Pazar.
Öğleden sonra.
Sen gökkuşağı gibi doğdukça üzerime,
Gülücükler saçılıyor ortalığa.
Yaramaz bir çocuğum ben senin yanında.
Yorulmak nedir bilmeyen.
Unuttun mu yoksa?

Pazar.
Öğleden sonra.
Çıplak ayaklarım koşturuyor toprakta.
Çiçekler dikeceğiz bahçemize.
Rengarenk ışıl ışıl çiçekler.
Söz vermiştin.
Unuttun mu yoksa?

Pazar.
Öğleden sonra.
Fincan yok,çay bardağında kahvelerimizi yudumlarken,uzun uzun bakıyorsun bana.
Sakın gitme diyorsun,hep kal yanımda.
Unuttun mu yoksa?

Pazar.
Öğleden sonra.
Sımsıkı sarılıyorsun bana.
Küçücük kalbimde kelebekler uçuşuyor.
Kokunla sarmaş dolaş,sen benim cennetimsin.
Unuttun mu yoksa?

Pazar.
Öğleden sonra.
Yağmur başlıyor usul usul.
Toprak kokusuyla,martı sesleri birbirine karışıyor.
Uzaktan bir vapur geçiyor.
Yanıbaşımda sen,dilimde adın.
Unuttun mu yoksa?

Pazar.
Öğleden sonra.
Beyaz fanila bir bana böyle yakışıyor,
Kahverengi bir bende böyle güzel duruyor.
Ve kocaman gözlerim var.
Öyle diyorsun.
Unuttun mu yoksa?

Pazar.
Öğleden sonra.
Yeryüzünde ne varsa güzel olan.
Aşk neye benziyorsa ayrı ayrı her insanda.
Hangi lisanda yazılırsa yazılsın bütün şiirlerde.
Sonu mutlu biten bütün masallarda.
Seni anlatıyorlar.
Unuttun mu yoksa?