8 Aralık 2024 Pazar

PİŞMAN

Bir narin papatya darılmış toprağına 

Solgun.

Bin pişman, uykulara sığmıyor artık yokluğu.

Ha vardım ha varacağım avuntusu kâr etmiyor. 

Teselliler utangaç, umutlar yorgun.

Boynunu büküp duruyor kavuşmalar. 

Bin pişman,  kaybetmiş yolu dönemiyor geri.

Bir narin papatya darılmış toprağına 

Ölüm uykusunda.


7 Aralık 2024 Cumartesi

SON DANS

Beni öldür.

Ruhumu saran sarmaşıklarınla
Dökülsün yüzüm meyve vermesin ormanlarında
Soyunsun bir daha giyinmesin eskilerini
Sussun, vurulsun kaderim pişmanlıklarında
Kalkamasın olduğu yerden gülüşlerim yalanlarınla

Beni öldür.



6 Aralık 2024 Cuma

YELBEGEN

Diyemem ki aydınlıktır yüzün esenliktir hoştur

Kuşatır kalbimi uçtan uca çayır çimen deniz derya

Beyaz bir güvercin gibi gelip konmuştur ayrılık aramıza

Çıkarıp masanın üstüne koyamam

kafeslerde tutamam

Zindanlara atamam

Yedi başlı devisin sen bu sevdanın

Artık seninle savaşamam.


5 Aralık 2024 Perşembe

ÖLMEYE NİYETLİ ÇİÇEK

Salonun en güzel köşesine yerleştirdi çiçeğini

Toprağı, suyu, gübresi...

Ha çiçeklendi ha çiçeklenecek diye bekleyip duruyordu

Pembeli, mavili...

Bitlendi

Küflendi

Dertlendi de dertlendi

Yazık dediler onca emek verdi

Bir çiçek uğruna kendini heba etti.


4 Aralık 2024 Çarşamba

KAHVE BAHANE

Kahve kokusuyla güne başlamayı sevenler burada mı? Bizi bölenlerimize ayırmakla ayırmamak arasında gidip geliyorum. Hani şu kahve bahane hayat şahanecilerle, bahanesi ne olursa olsun kahve olsuncular, aslında aynılarcılar vesaire diye. Matematiğim pek iyi olmadığı için hemen vazgeçiyorum tabi. Neyse kahve bahane. Bugün de kendinden desenli hüzünlerimi verip yerine tabak çanak olmadı mandal falan alabilir miyim acaba modundayım. Biraz ökse otu, biraz civanperçemi, biraz hatmi çiçeğini kazanımıza koyup karıştırıyoruz. Yetti artık cadının elinde oyuncak olduğumuz. En afilisinden tavşan kaç tazı tut türküsü eşliğinde bunca  savrulup durmanın pek maharetli bir durum olmadığını da anladıysak ne âlâ. Ostrogotlar, Vizigotlar ve nicesi aynı fikirde, gökyüzü çok gergin sinirlerinize hakim olun diyorlar. Hah işte bu yüzden bunca sıkıntı, sancı. Onlardan iyi mi bileceğiz? Yok insanlar kabaymış, yok efendim çığırından çıkmışız.  Gökyüzünden haberiniz var mı kuzum sizin?  Niçin günahını alıyorsunuz insanların. Cetvel gibi dosdoğruyuz işte yamukluk bunun neresinde?  Size elmalı turtadan da  bahsetmek istiyorum bugün. Yok tarifini vermeyeceğim. Elmalı turta kahveyle, çayla, şarapla, suyla velhasıl neyle isterseniz onunla çok iyi uyum sağlar. Benim tavsiyem bir dilim kıvamında turta ve yanında iyi demlenmiş bir fincan çay. Köşenize çekilip biraz düşünün. Zaten çok düşünenlerdenseniz biraz durun. Elinize yüzünüze bulaştırdığınız hasretlerin, el olan sevdiklerinizin, yabancı gülüşlerin, yalancı sevgilerin bolca olduğu ve  iliklerimize kadar sancıdığımız bu günlerin de geçeceğine inancınızı yitirmeyin. Bir de gülüşünüze iyi bakın. 


Benim küçük hikayem.
Gülüşü gökyüzü sevdiğim.
Sensiz ne yana baksam bir eksik
Tadı tuzu kalmadı hiçbir şeyin.
Kapı önünde eskiciler çanak çömlek derdinde
Yok şikayetçi değilim. 
Ama mümkün olsaydı diyorum
Hani yokluğunu verip
Seni alabilir miydim ? 

3 Aralık 2024 Salı

KIŞ BİTTİ

Sırf canları istiyor diye gelip kolumuzu, bacağımızı, kalbimizi, fikrimizi, ruhumuzu kırmalarına izin mi vermeli? Uğruna mücadele ettiğin her ne varsa dön bir bak. Hayatının bugününe gelene kadar nelere karşı durdun, nelerden vazgeçtin, neler kaybettin, neler kazandın? İçinde iyi olmayı dileyen minicik bir umut yok mu? Sen, senin için mücadele etmeye değmez misin?  Bırak kim ne yaptıysa yaptı. Kaç yanlış yaptığını düşünüp düşünüp hayıflanmaktan da yanlışlarını allayıp pullamaktan da onları yaptığın için kendine kızmaktan da vazgeçsen olmaz mı? Vazgeç ki yeniden başlayabilesin. Yorgun, yenilmiş, yanılmış olmayı dilemezdin. Bilemezdin. Artık biliyorsun. Kendini de onları da onu da. Hâlâ sana sahipsin. Hâlâ sen gülümseyince çiçekler açmaya hazır baharların var. Hâlâ içinin her köşesi uçsuz bucaksız. Sevinçleri kutlamaya, güvenmeye, sevmeye, gülmeye hazır. Zaman alır ama olur. Sen yeter ki senden vazgeçme.

Sevgilim

Kışlar eskittim içimde.

Soğuklar, fırtınalar ziyan etti ekinlerimi.

Ot bitmez, kuş uçmaz, çiçek açmaz artık dediler.

Kış bitmez.

Sevgilim

Kışlar eskittim içimde.

Ayazlar ziyan etti gülüşlerimi.

Bir yabancı  vadide bir kuytu köşeye

Savruldum, kayboldum, ağladım.

Bir daha  bulunamaz, sevemez, gülemez dediler.

Kış bitmez.

Sevgilim

Daha fazla boyun eğemezdim.

Bir minik gülümsedim.

Bir yağdım.

Bir soldum.

Bir açtım.

Bir parladım.

Kış bitti.

Sevgilim. 

Kış bitti.


18 Eylül 2024 Çarşamba

BAZI FOTOĞRAFLAR BAZI YALANLAR BAZI YARALAR

Bazen içinden çıkılmaz olur.  Kalbin, aklın bambaşka yönlere gider aynı hızla  dağılırsın.  Biraz soluklanmak, biraz uzlaşmak, biraz anlamak ve nihayetinde biraz anlaşılmak istersin. Biraz ağlamak, biraz gülmek. 

Niyetini kederine kurmuş bir aşık gibi geçip giderken zaman ne çok yanılmış olduğuna hayretler ederken, minicik bir yalan kocaman bir fotoğrafta derin bir yarayı kanatır.

İçin tüm tanığıyken olanın bitenin sesini çalmışlar gibi elinden bakınır durur. Söyleyecek çok sözü varmış da ah bir konuşabilse, bulabilse şu sesini, bir yakalayabilse çalıp gideni, bir oh çekecekmiş gibi imalı imalı geçirirken günleri, ortalığı talan edebilecek kasırgasını saklamak için susuyor olabilir mi? 

Ah zavallı serzenişler,  ah bu ikircikli sanmalar. Kıyısı köşesi yenmiş umutlara tutunmak için gerekli derman gerektiği zaman yoksa  ne yapmalı? Önemli mi kimin kime küstüğü? Tavşan da dağ da kendi hikayelerinde diğerinden bir haber yaşayıp gitmiyor mu?

29 Haziran 2024 Cumartesi

MAVİ ÇİÇEK "AYRILIK"

Seni çıkarıp attık hikayeden.

Nasılları, niçinleri, olamazları.

Kasvetli akşamları, umutsuz sabahları. 

Bir var bir yok yalanları. 

Geriye saf özü kaldı.

Tertemiz pırıl pırıl. 


Bir mavi yalnızlık yakışırdı senden sonra bu aşka  

Biz de barıştık maviyle en sonunda 


24 Haziran 2024 Pazartesi

VURGUN

Yetişin dostlar!

Bir üzümü kalbinden vurdular.

25 Mayıs 2024 Cumartesi

AŞK İHTİMALLERİ

Bütün ihtimalleri sığdırabiliriz senin gözlerine.

Çıkarıp asabiliriz kurusun diye güneşe sereserpe kalbimizi 

Yağmuru ötede dursun biraz

Biraz da kederi alıp götürsün seli 

Seni, beni, masmavi geleceğimizi 

Yaz akşamlarını, sarışın eylülleri 

Öğle uykularını, pembe gülleri 

Limon çiçeklerinin kokularını, cıvıl cıvıl sahilleri 

Gün doğumunu, kuş seslerini, en tatlı gülüşleri 

Her şeyi ama her şeyi sığdırabiliriz senin gözlerine 

Ama işte...




12 Ekim 2023 Perşembe

DOĞUM GÜNÜ

En narin yanısın sen yüzümün

En uçsuz bucaksız yanı üstelik

Bi 'dolu aşksın bi'dolu neşe 

Salkım saçak ortaya da dökülünce 

İyi ki doğdun sen gülüşüm

En narin yanısın sen yüzümün.

9 Mart 2023 Perşembe

HAYAL

Bugün seni seyrettim uzun uzun.

Öylece baktım kıyılarına.


Yürüdüm de yürüdüm. 

Çakıl taşlarının gıcırtısı eşliğinde başladım mırıldanmaya

Hayallere daldım.

Sonra ayakkabılarımı çıkardım. 

Üşür müyüm acaba diye bir an düşünsem de 

Önce kumsalına ardından serin suyuna adımımı attım. 

İçim titredi kabul.

Bir iki zıplar gibi oldum ama alıştım. 

Biraz da böyle yürüyeyim dedim.

İki ileri üç geri ya da en fazla üç ileri bir geri 

Keşke sudan bu kadar korkmasaydım. 

Keşke yüzmeyi bilseydim.

Ne çok kulaç atardım kim bilir diye geçirdim içimden.

Ufkuna baktım. Nasıl güzel.

Gözlerimi kapattım. 

Yüzdüğümü düşündüm.

Yüzdüm yüzdüm. 

Yorulmak nedir bilmeden, bıkmadan.

Her kulaçta tarifsiz bir hazla, heyecanla, aşkla... 

Martıların da bu anı bekliyormuş gibi  eşlik ettiler bana 

Yarıştık onlarla 

Kıyıya dönmemek üzere,  sonsuzluğa...

O kadar çok yüzünce acıktık  tabi 

Hemen dedi martılarından biri bekleyin beni 

Gitti bir kanat dolusu simit getirdi 

Vapurlarından  öyle çok simit atılıyormuş ki hiç aç kalmayız dedi 

Afiyetle yedik.

Ne yalan söyleyeyim. Bu simit denen şey bir harika 

Biliyor musun ? 

Balıklarınla da arkadaş olduk. Çok sevdik birbirimizi.

Yalnız  birkaç tanesi biraz mızıkçı çıktı.

Biraz da huysuz kimisi 

Ama sevdik birbirimizi 

Yemekti,  oyundu, sohbetti derken

Nasıl geçti saatler anlamadık 

Bir deniz anası çok güldürdü bizi 

İki kıraçanın arasını yaptık 

Bir yunus  şarkılar söylerken delice dans etti ıstakozlar

Bu kadar yeter dedim. Kıyıya dönmeliyim.

Hayır dediler hep birlikte  kal bizimle

Hem bir bilsen dedi biri  nasıl güzel oluyor burada akşamlar 

Yıldızları anlattı bir diğeri  coşkuyla 

Yok neymiş kocaman gözleri varmış yıldızların 

Çok ta güzel gülüyorlarmış üstelik 

Biraz kikirdekler dedi araya girdi bir  uskumru 

Olsun derken bir diğeri 

Akşam çöktü üstümüze usulca.

Saçlarıma doluştu yakamozlar. 

Ay bir öpücük kondurdu yanağıma

Bir tatlı yel tuttu ellerimden 

Kıvrıldık olduğumuz yere sarıldık uyuduk kırlangıçlarla.


Bugün seni seyrettim uzun uzun.

Bıraktım kendimi sonsuzluğuna.

6 Mart 2023 Pazartesi

İNSAN TERK ETME BENİ

 İyi olmaya ihtiyacımız var.

İnsanın insana, toprağa, kediye, kuşa, yağmura; çiçeğe, güneşe, yıldıza, karıncalara ihtiyacı var. İnsanın iyi olmaya, iyilik olmaya, iyilik görmeye ihtiyacı var.

Yaslayıp başımızı huzurlarımıza bir oh çekmeyi beklerken çek çek bitmiyor eyvahlarımız. Uçsuz bucaksız maviler düşlerken zifiride  bulunca kendimizi sabrımız sinemize sığmıyor. Zihnimiz dağınık, yorgun.  Kalbimiz yasta.  Ruhumuz varla yok arasında ne uçabiliyor ne konabiliyor. Ne ağlamaya ne gülmeye... Dermanımız yok.

Sanki elinde sopası bekleşip duruyor kederlerimiz. Sanki onsuz yaşanmaz oldu. Sanki gülersek kahrımız ipimizi çekmeye hazır. Ağlarsak dinemiyoruz. Kafa tutsak? Hangi birine? Kızsak, küfretsek, sarhoş olsak? Unutmak için, umutlanmak için uyusak? Yürek dolusu kaybettiklerimize, ağız dolusu sustuklarımıza, yaşam dolusu ölümlerimize çare olur mu?

 Sarılmış gibi yapmakla sarılmak aynı şey mi? Sarılmayı hayal etmek çok büyük bir keder değil mi? Gülüşünü, nazını niyazını, kokusunu, ellerini, bakışını özlemek biter mi? Hadi git şuradan dediğimizde öcü mü bu hasret dediğin, gider mi? Saksılar çiçeksiz, ağaçlar meyvesiz, evler insansız, insanlar evsiz, aşklar vuslatsız,  vuslatlar çaresiz. Anneler bebeksiz, bebekler annesiz, bu ah biter mi?

İyi olmaya ihtiyacımız var.

Denizlere, arılara, gelin duvaklarına, kedilere, kuşlara, papatyalara, sahillere, kırlara, vapurlara, kelebeklere, güvenmeye, ellerimizin  sımsıkı tutulmasına, ha gayret ben varım diyen dostlara, sabıra, sükunete, bağır çağır ağlamaya, durulmaya, çağlamaya, insan olmaya ihtiyacımız var. İnsanın insana ihtiyacı var.

İnsanlığım terk etme beni.

İnsan terk etme beni.

 



29 Ocak 2023 Pazar

ERGUVAN

Ilık sularda geziniyor bedenim.

Koyu yeşil yaprakları çoğalıyor.

Derinden  yokuşunu aşmak üzere bir ses

Aşk şarkısını mırıldanıyor. 

Ha gayret  biraz ötesi papatya bahçeleri

Işık ışık güneş 

La la biraz sol ve mi 

Bekle.

Yavaş yavaş arınıyor bedenim.

Düşüyor omuzlarımdan zakkum ağaçları

Soluyor gözlerime kök salmış nergisler.

Elimde avucumda bir kül yığını sevişmeler.

Tutamam nefesimi  nefesimde kasırgalar.

Toza karışmış anılarda 

Dili tutulmuş, vazgeçmiş, yenilmiş bir savaşçı adam.

Biraz sancılı  biraz sancı 

Bekle.

Yüzyıllık uykusundan uyanıyor bedenim. 

Çiçek çiçek erguvan  kokum yayılıyor ortalığa 

Kirazlanıyor dallarım. 

Ben bin bahar  frezyalar açıyorum.

Durmuyor  taşıyor göğsümden 

Güneşe göz kırpıyor mimozalar.

Bekle.

Nihayet çağlıyor bedenim   karışıyor denizlere

Kalbim tan yeri  kırıyor kilitleri ardına kadar açılıyor kapılar.

Do do biraz si ve fa

Dön bir bak nasıl güzel gardenyalar.

Uğurluyoruz seni sonsuza kadar.

Bekleme.



3 Mayıs 2022 Salı

BİZ

Kaybolduk.
Bulunamayız.
Azaldık.
Çoğalamayız.
Bittik.
Başlayamayız.

18 Kasım 2021 Perşembe

ÇİÇEKLİ YAĞMUR

 Başından sonuna 

 Bir çiçekli yağmur


Sen göğsümde uyu

Sesimde dinlen

Salın saçlarımın gölgesinde

Ben seni bulurum

Ben seni korurum 

Yüreğimde.

4 Eylül 2021 Cumartesi

BEGONVİLİN ÖLÜMÜ

İllaki bölünecek uykular.

En sevdiğin en sevmediğin fark etmez  yarıda kalacak şarkılar.

Çivisi çıkacak kalbinin

Ahlar vahlar notası olacak 

En güzel besteyi sen yapacaksın ayrılığı anlatan.


İllaki bölünecek uykular.

Hiç el sallamak istemesen de uğurlayacaksın onu  yollara küsmeden.

Hep tekrar  tekrar edeceksin içinden bir daha tövbe diyeceksin.

Daha arkanı dönmeden bir yenisi 

Bir daha bir daha derken alışacaksın vedalarına

Yormadan, kırmadan, toplayacaksın dağıttığı yerden dökülen parçalarını 

Çaktırmadan cebine koyacaksın.

Tozuna, pisine, kesiğine aldırmadan.


İllaki bölünecek uykular.

Kuşları kusacak gökyüzü bin kahırlı mektuplar eşliğinde 

Ölüp ölüp dirilecek koynunda rüyaların.

Sağır olmayı dileyeceksin mümkünü yok konuşacak fısıltılar.

Can vereceksin tekrar kendini doğurana kadar.


İllaki bölünecek uykular. 

Unutacaksın nasıl baktığını, yaktığını, sardığını 

Yalan dillerinde eriyip gideceksin.

Unutacaksın tutup ellerinden baharlar açtığını 

Sızlanmayacaksın, beklemeyeceksin, hatırlamayacaksın 

Yokluğundan, gelişini, adını.


İllaki bölünecek uykular.

Suskunluğuyla boğarken seni, seviyor olacak elleri 

Çoğalacak onunla, tamamlanacak. 

Hasretle sarılacak, tanrıya dualar edecek, dileği hep o olacak 

Unutacaksın.


İllaki bölünecek uykular. 

Geçmeyecek zaman göğsünün orta yerinde tik tak 

Yağacak, açacak, yakacak gök.

Değişirken mevsimler solacaksın. 

Kuruyacak çimenlerin, meyve vermeyecek dalların, çağlamayacak ırmakların.

Derelerin taşmayacak, gökkuşağın olmayacak, kelebekler uçmayacak vadilerinde

Ormanların çöle dönecek.

Yok bu kadarı fazla dayanamam dayanamam yapma diyeceksin. 

Dayanacaksın. 


İllaki bölünecek uykular. 

Bahaneler üretecek giderken, her gidişinde yaptığı gibi.

Kuraksın  diyecek içtiği sularına aldırmadan. 

Kara kışsın diyecek güneşinin koynunda 

Vazgeçtim diyecek kokundan,  onun kokusuna karıştığında.

Kahrolacaksın.


İllaki bölünecek uykular. 

Dökülecek saçlarından gözyaşları 

Dökülecek ellerinden gelin duvakları 

Gidemez, başkasını sevemez diyeceksin.

Bin küfür edeceksin, bin özür dileyeceksin. 

Yer değiştirecek gün gece, selamı kesecek umut.

Lütfen diyeceksin  lütfen bitmesin, başkasını sevmesin.

Yok  yok değişmeyecek. 

Daracık olacak için, kesilecek nefesin.

Bırakıp gitti. Gitti diyeceksin. 

Hıçkırığın sarsarken gönül kafesini 

Eninde sonunda kabulleneceksin. 

Donacak gözlerinde pırıltılar donacak yaşın.

Gülümseyeceksin.


İllaki bölünecek uykular. 

O hiç bilmeyecek kabuslarını, umursamayacak sızılarını.

Hatırında kalmayacak varlığın; kimdin, neydin, nedendin.

Kaç ümit bölündün, kaç yemin bozuldun, kaç günah yakıldın.  

Üzerine kahkahalar atılacak, hayaller örtülecek.

Kırılacak, çok kırılacak kalbin.

İnkar edeceksin. 

Kırılacak, çok kırılacak kalbin. 

İnkar edeceksin. 

Kırılacak, çok kırılacak kalbin.

İnkar edemeyeceksin.

Susacaksın.


İllaki bölünecek uykular.

Düşeceksin en kuytuna

Bittim diyeceksin. 

Biteceksin. 


 


28 Ağustos 2021 Cumartesi

BiR TESADÜF EYLÜL

Gitti.
Bir eylül daha soldu yüreğimde.
Gitti. 
Gözlerinde içime kan kusturan bir yabancı bakışla. 
Başka aşka, şansa gitti. 

Gitti. 
Görmedi ellerimde uçuşan kelebekleri 
Görmedi saçlarımda baharları 
Görmedi yokluğu asılı boynumda çırpınan kuşları 
Görmedi dudağımda sıkışıp kalan gitme feryadını 
Gitti. 

Gitti.
Aynı anda bakamadık gökyüzüne
Kucak dolusu sarılamadık, uyuyamadık kendi hikayemizde
Aşkım diye koşturamadık birbirimize; kavuşturamadık  ellerimizi 
Olmadı. Yapamadı. Kalamadı. Sevemedi. 
Gitti.

Gitti. 
Ne kadar kara varsa tutuşturup elime
O  koşar adım uzaklaşırken benden
Bende yakar adım, keder adım, hep bir öncesinden beter adım.
Yüreğimde soğuk bir sancı, acı, bir zavallı çaresizlik, bir kahır, bir kurtar bizi yakarışı 
Duymadı. 
Duyamazdı. 
Bir tesadüf eylüldüm ben.
O şansa 
O aşka
O başka 
Gitti. 

3 Nisan 2021 Cumartesi

SEVGİLİM

Sevgilim. 

Dinle.

Dinle sevgilim.

Karardı sular gözlerimde 

Bir nisan şarkısı hasretin zor; içimde.

Dinle sevgilim. 

Dinle. 

Dal yaprağa kırıldı bu sefer.

Gök çoktan kondu avuçlarıma

Kanıyor parmak uçlarım bir azgın şelale

Dinle. 

Sevgilim dinle. 

Kırıldı zaman 

Teneke kutulara sığar mı yüreğimin sesi?

Adından beni çıkardık, adınla beni çıkardık, adınla bana çırpındık olduğumuz yerde  

Bir minik sende bir minik serde

Dinle.

Sevgilim dinle.

Küskün sana dudağımın kenarında sızlayan kıvrım

Aramıza asırlar giriyor.

Aramızdan akıp gidiyor bir yokluk

Bir yokluk...

Bir yokluk...

Saçlarımdan dökülürken yıldızlar tel tel ağlıyor. 

Ağlama 

Sevgilim.

Dinle.

Dinle sevgilim.

Sana en sevdiğim şairlerden kavuşmalar getirdim. 

Ve ne kadar umut biriktirdimse çocuk yüreğimden bugüne 

Sarılsak...

Sarılsak... 

Sarılsak...

Kapattım gözlerimi gözlerin gözlerimin önünde 

Beni sev beni koru beni özle 

Dinle sevgilim.

Sevgilim. 

Dinle.

30 Ocak 2020 Perşembe

MENEKŞE

Sen kısacık günlerimsin
Sen öteki yüzü ayrılığın
Benden seni çıkardım
Senden beni çıkardım
Külüm kaldı geriye
Külün bile yok
Menekşe
Akşamüstleri  serin oluyor iyice
Konuşma gözlerimle
Üşürsün.

20 Temmuz 2019 Cumartesi

KIRK BİR KERE ÇORBA

Bir kase sıcak çorba
Her derde deva oluyormuş
Annem öyle söylüyor.
Başım ağrısa çorba
Bileğim incinse çorba
Kalbim kırılsa çorba
En son miyopuma bile iyi geleceğini söyledi.
Anlamışsınızdır bayım
İyi çorba içmek için nereye gelmeniz gerektiğini
Bir şiir denemesi çorbaya yazılmış olamaz ya

16 Kasım 2018 Cuma

İKİ GÜN SONRA

Bundan binlerce yıl önce...

Bir  dere kenarında
Yaz bitip güz başlarken
Gözlerinde siyah kaderi parlayıp duran kuğu
Vazgeçmiş hatıralarından
Unut demiş geçmişi en sevdiği
Unut demiş başka aşka karışan adam

Bundan binlerce yıl önce...

Kalbi  heyecanla atan ceylan
Koşar adım düşmüş yollara
Sabahı gece geceyi sabah zor etmiş
Ha vardım ha varacağım derken
Meğer bir bekleyeni yokmuş hasretle sarılmayı bekleyen

Bundan binlerce yıl önce...

Kaybetme korkusu esir almış aslanı
Sesi kısılmış, yüzü eğilmiş, gönlü düşmüş yere
Bir koku gelmiş uzaktan çok uzaktan
İçinde kopmuş kıyamet
Yer kaymış, gök yanmış
Beklemiş çıkıp gelsin diye ötelerden kokusuna meylettiği
Yok gelmemiş, bırakıp gitmiş ellere
Ellerde kalmış

Bundan binlerce yıl önce...

Bir kurtçuk sallanırken salıncağında keyifle
Bahar nasıl zarif serilmiş önüne
Çağlamış durmuş ellerinde şelaleler
Menekşeler selam durmuş
Birlikte oynamışlar
Bulutlara çıkmak mı dersin, aydan atlamak mı
Birinden diğerine koşturup durmuşlar

Bundan binlerce yıl önce...

Bir adam bir kadını sevmiş mi?
Bir kadın bir adama yanmış
Bir adam bir kadına yanmış mı?
Bir kadın bir adamı sevmiş


12 Kasım 2018 Pazartesi

İKİ GÜN ÖNCE

Bundan binlerce yıl önce...

Küçük mağarasında karınca eğilmiş suya
Yüzünü yıkamış
Saçlarını taramış
Bir ıslık çalmış ballı ekmeğini yerken bir taraftan
Sabah kahvesinden bir yudum almış dili yanmış
Yine de devam etmiş keyifle ıslığına

Bundan binlerce yıl önce...

Böğürtlenler arasında uyurken  küçük kelebek
Yumurtalı ekmek kokusuyla açmış gözlerini güne
Çayını yudumlamış
Sabah haberlerini izlerken bir taraftan
Bir ses gelmiş dışarıdan
Koşmuş arkadaşlarıyla oyunlar oynamış
Susamış çok susamış
Uzatmış ellerini böğürtlen akan musluklardan kana kana içmiş

Bundan binlerce yıl önce...

Salıncakta sallanırken yaramaz kedicik
Gökyüzü göz kırpmış yanına çağırmış
Birlikte şarkılar söylemişler
Çiçekler toplamışlar saçlarına takmışlar.
Kirazdan küpeler yapıp güneşe tırmanmışlar.
Gülmüşler çok gülmüşler.
Gülerken uyunur mu hiç?
Uyuyakalmışlar.

Bundan binlerce yıl önce...

Miskin miskin gezinirken minik serçe
Yol kenarında bir taş görmüş
Ufacık ama nasıl parlak
Parlak ama nasıl yorgun
Yorgun ama nasıl anlatma heveslisi
Anlat demiş minik serçe

Bundan binlerce yıl önce...






10 Eylül 2018 Pazartesi

GÜNAYDIN GÜLÜCÜĞÜM

Günaydın baharım
Günaydın rengarenk açan çiçeğim
Günaydın kuş seslerim
Günaydın yüreğimde uçuşan kelebek
Günaydın
Günaydın sevincim
Günaydın hasretim
Günaydın ellerine
Günaydın gözlerine
Günaydın
Günaydın çocukluğum
Günaydın büyüyen yanım
Günaydın duam
Günaydın sonsuz aşkım
Günaydın
Günaydın sevdiğim
Günaydın biriciğim
Günaydın gülüşüne
Günaydın sözlerine
Günaydın
Günaydın gökyüzüm
Günaydın gün ışığım
Günaydın her an'ım her yanım
Günaydın çınarım
Günaydın

18 Temmuz 2018 Çarşamba

KAĞITTAN KAVUŞMALAR

Ben boynuma sen asarım
Sen kokar
Sen bakar
Sen ağlarım
Dönerim sana doğru
Ayrılık olmaz
Ben koynumda sen uyurum
Sen güler
Sen başlar
Sen görürüm
Dalarım sana doğru
Bitirmek olmaz
Ben yoluma sen katarım
Sen koşar
Sen arar
Sen sorarım
Bakarım ufka doğru
Yorulmak olmaz
Ben gönlümde sen yanarım
Sen sever
Sen özler
Sen baharım
Açarım çiçek çiçek
Vazgeçmek olmaz
Ben dilimde sen anarım
Sen söyler
Sen dinler
Sen çalarım
Söylerim uzun uzun
Susturmak olmaz
Ben ömrüme sen ararım
Sen bilir
Sen kalır
Sen adarım
Beklerim usul usul
Yok sensiz olmaz.