26 Temmuz 2013 Cuma

YOL

Tesellisi bir çocuğun bakışlarında gizlidir.
Dayan der sabret bitecek.
Biter.
Biter elbet.
Bazen düz bazen yokuş 
Everest'e çıkıp Ganj'ı seyrettiğim de  olmuştur
Ganj'dan Everest'e bakıp hadi be sen de dediğim de
İnanmazsınız siz.
Ben de inanmanız için ısrar etmem.
Öyle karşıma çıkan ilk tümsekten korkup kaçmak bana göre değil.
Her bulduğum düzlüğe yayılmak da
Lakin arada bir yer var ki sormayın
Başa bela, serseri, biraz da ukala
Ben orayı hiç  sevmem yazacağım hatta yazdım gitti.
Sırf gıcıklığımdan mı, içimdeki fırtınadan mı bilinmez
Bir yanım da seviyorum diyor.
Laf aramızda bu seviyorum kelimesi öyle söylendiği gibi masum ve sevilesi değil.
Bence suçlu o 
Oh ne güzel oldu
Sayın sanık sevgi, müvekkilimin ruhsal dengesini...
Neler yazıyorum böyle?
Konumuza geri dönelim
Nerede kalmıştık?
Ha tamam yol diyordum
Yol, yolculuk, yoldan çıkmış, kaza, trafik falan işte
Yok olmadı böyle çocuk mu kandırıyorum?
Soru işareti kullanmak için bahane mi arıyorum?
İhtiyacım olan şey tam olarak bir nokta olabilir.
Biraz uzun bir cümle kurup aklıma geleni yazayım
Kime ne?
Sene 1950'ler sayıyorum.
En azından o dönemde yaşadığımı hayal edip yazıyorum ve pek güzel oluyor.
En sevgili şairler listemde Cemal Süreya var.
Söylemeden geçemeyeceğim
Hele o şiiri yok mu o şiiri "Üvercinka" bir kuru harika yetmiyor anlatmaya
Nokta da kalmıştım. Daha doğrusu bir nokta işimi görür sanırım sanrısında.
Yok yetmez biliyorum.
Bütün noktalama işaretlerini kullanmak istiyorum.



Hiç yorum yok: