15 Eylül 2014 Pazartesi

İKİ YALANCI

Tamamlanamayacağız asla.
İzin vermeyecek  dağılan parçalarımızdan inşaa ettiklerimiz.
Senin unutma umudun,benim hatırlamıyorum palavram,
Her güne yenilerek başlarken,
Dillerimiz birer günahkar olmaya devam edecek.
Çatısından inşaa etmeye başladığımız bütün evler yıkılacak elbet.
Temelini görmezden gelen gözlerimize dur diyerek, devrilecekler üstelik üzerimize.
Neydik biz?
Birbirimize sokulurken bile onca özen gösterirken,
Ellerimizde keskin bıçaklarla pusuya sinmiş,
Kimdik biz?
Sen mi sapladın önce, ben mi,
Hangimiz ah dedik ,başka ellere değdiğimizde,
El içine karıştığımızda ?
Gözlerime mi kapadın ilk önce gözlerini,
Gülmeme mi yasak getirdin yoksa?
Sildin mi duvarlardan izlerimi,
Lekelerimi saklayabildin mi?
Bırakıp git derken,çınlıyor kulaklarımda sesin.
Koşar adım geri dönmek isteğimi gururuma feda ediyorum her gün,
Nefesim belaya yaklaşıyor her an.
Koynumda yarınsız hayallerle,köşe kapmaca oynuyorum ümitlerle.
Senin kir saydığın izleri silmek için adıma kapanan dudaklarından,
Tövbesi imkansız günahlara yürüyorum.
Sonra,
Sonra sevdiğim,
Senin olsun bütün ayrılıklar.
Hatıra kalsın bütün yalvar yakar uğruna dökülen ahlar.
Senin olsun bütün papatyalar,
Senin olsun kanadı kırık bütün aşıklar.
Senin olsun yarınlar.









Hiç yorum yok: